Yaşlanma Teorisi ve Gerçekler

Yaşlılık; organizmaların canlılık faaliyetlerini göstermeye başladıkları andan itibaren başlayıp, ölüme kadar devam eden birikimli bir süreçtir. Sayısal olarak hasarlı ve ölen hücrelerin artarak yeni ve sağlıklı hücre oluşumunun azalması olarak tanımlanır. İnsanlarda yaş alma ile birlikte, vücut fonksiyonlarında azalma ya da kaybolma gözlemlenir. Bununla beraber günümüzde bilimsel ve teknolojik gelişmeler, yaşlılıktaki hareket kaybı ve işlevsellikteki azalmaları en aza indirmektedir. Bunun için fizyoterapi, footbalance ve psikonöroimmunolojik beslenme gibi yöntemlerle hasta ve yaşlıların yaşam kaliteleri artırılmaktadır.

Yaşlılıktaki Destek Uygulamalar Nelerdir?

Yaşlılıkta hayatınızı daha konforlu bir hale getirmek ve yaşam kalitenizi artırmak için aşağıdaki uygulamaları deneyebilirsiniz.

  1. a) Fizyoterapiden Yararlanabilirsiniz
    Hastalıklar, kazalar ve yaşlılık gibi nedenlerden dolayı, iskelet ve kas sisteminde hareket kaybı ve kısıtlılığı ile karşılaşabilirsiniz. Fizyoterapi yöntemi ile bu durumlardan ya tamamen kurtulabilir, ya da en aza indirgeyebilirsiniz. Fizik tedavi uzmanlarının belirlediği program çerçevesinde gerekli fizyoterapi uygulamalarına başlayabilirsiniz. Fizyoterapi yönteminde bireylerin iskelet ve kas sistemindeki sorunlu bölgelere sıcak ya da soğuk uygulamalar yapılır. Bunun yanında yapacağınız egzersizler de oldukça önem arz ediyor. Kişinin kendi yaptığı egzersizlere aktif egzersiz, fizyoterapist tarafından yaptırılan egzersize ise pasif egzersiz denir. Her iki çeşit egzersiz de fizyoterapi uygulamalarında oldukça önemli bir yer tutar. Ağrı şikayetinden tutun da hareket sorunu yaşayan hastalara ve yaşlılara uygulanabilen fizyoterapi ile oldukça güzel sonuçlar alabilirsiniz.
  2. b) Footbalance Kullanabilirsiniz
    Yine yürüme problemi yaşayan hastalarda ve yaşlılarda ayak ve taban sağlığı için footbalance üstün teknoloji olarak adlandırılan medikal destek ürünleri kullanabilirsiniz. Kendine has eşi benzeri olmayan ortopedik tabanlık ve ayak analiz sistemlerini barındıran footbalance, günümüzde kullanımı artan medikal teknolojilerdendir. Yürüme problemi yaşayan, ayaklarındaki ağrılardan şikayetçi hastalar ve yaşlılar tarafından talep görmeye başlamıştır. %100 Kişiye özel olarak üretilen footbalance, kullanmaya başladığınızda ağrılarınızın azaldığını ve yürüme sürenizin arttığını fark edebilirsiniz. İlerleyen yaşlarda kemik sağlığı için ortopedik tabanlıklar, özellikle footbalance ile sağlanılan destek inanılmaz.
  3. c) Psikonöroimmünolojik Beslenmeyi Denemelisiniz
    Psikolojinin, sinir sistemi üzerinden bağışıklık sistemine ve dolayısıyla tüm sistemlere etkisini inceleyen bir bilimdir. Kişilerin yaşadığı travmalar, bunların sinir sistemi üzerine etkileri ve meydana gelen hastalıkları inceler. Yine kişiye özel bir beslenme programı belirlenmesi de çok önemlidir. Az ve sık yemek yerine günde 2 öğün yemek yenmesi ve probiyotiklerin tüketilmesi gibi uygulamalarla beslenme düzeni oluşturulmaktadır. Yani bireye tedavide bütüncül olarak bakılmaktadır.

 

Yaşlanma Çeşitleri Nelerdir?

Yaşlanma, kişiden kişiye farklılık gösterebileceği gibi organdan organa da farklılık arz eder. Yaşanan hayat tarzı, beslenme şekli, cinsiyet ve travmalar gibi birçok olgu, yaşlanma üzerinde etkilidir. Yaşlanma çeşitleri şu şekilde incelenebilir.

 a) Fizyolojik yaşlanma
Bireyin yaş almasıyla birlikte, fizyolojisinde görülen bozulmalardır. Derideki kırışıklıklar, görme ve işitme kaybı, iskelet ve kas sisteminin zayıflaması gibi durumlar, fizyolojik yaşlanma olarak adlandırılır. Fizyoterapi desteği alarak, bu sıkıntıları en aza indirgeyebilirsiniz.

b) Ruhsal yaşlama
Yaş ilerledikçe, kişilerin çeşitli nedenlerden, korkularından ve endişelerinden dolayı strese, ve ruhsal sıkıntılara girmesidir. Psikolojik yardım ve destekle bu sorunları aşabilirsiniz.

c) Kronolojik yaşlanma
Doğum tarihinize göre zaman içinde yaş almanızla oluşan yaşlanmadır. Birleşmiş Milletler, atmış yaş ve üzerini yaşlı olarak kabul etmektedir. En güzeli, sizin de yaşınızı kabullenmenizdir.

d) Sosyal yaşlanma
Kişinin yaşının ilerlemesiyle sosyal statüsünün ve rolünün değişmesidir. Sosyal yaşamdan kendisini çekmesi, ve aktivitelerini azaltmasıyla ortaya çıkan yaşlanmadır.

e) Ekonomik yaşlanma
Yaş almış bireyin ekonomik durumunun değişmesi, maddi imkanlarının azalması, ekonomik yaşlanmaya neden olur.

Yaşlanma Teorileri
İnsanoğlu geçmişten günümüze kadar yaşlanmayı geciktirme yollarını bulmak için çabalamıştır . Bilim dünyası da bunun için öncelikle yaşlanma nedenlerini tespit etmek için araştırmalar yapmıştır. Bunun devamında yaşlanma nedenleri ile ilgili farklı teoriler üretmişlerdir. Bu teoriler aşağıda sıralanmıştır.

1) Metabolik artık birikim teorisi
Bu teoriye göre, canlıların yaşamları boyunca ortaya çıkardıkları metabolik artıklar, hücrelerde birikerek doku ve organların faaliyetlerini bozarak yaşlanmaya neden olur.

 2) Gen teorisi
Bu teoride de insandaki bağ dokusu hücresi, belli bir sayıya kadar bölünebilmektedir. Daha sonrasında bölünme durmaktadır. Bu teoriye Replikatif Sonlanma teorisi de denilmektedir.

 3) Mitokondrial yaşlanma teorisi
Hücredeki mitokondrilerde bulunan DNA’nın çekirdekteki DNA’ya göre daha çok hasar görmesi sebebiyle hücrelerin görevini yapamamasıdır. Dolayısıyla yaşlanmanın başlamasıdır.

Kaliteli Yaşlanma

Tıp dünyasının en önemli çalışmaları, yaşlanmayı geciktirmek ve ömrü uzatmak üzerinedir. Tüm veriler ışığında sizlerin de kaliteli bir yaşam ve kaliteli yaşlılık sürdürmeniz mümkündür. Bunun için de;

  • Gençlikten itibaren düzenli ve sağlıklı beslenmelisiniz.
  • Spor ve egzersizlerinizi yapmalısınız.
  • Kitap okumayı ihmal etmemelisiniz.
  • Sosyal aktivitelere, gezi ve hobilere vakit ayırmalısınız.
  • Pozitif olmalısınız.
  • Yalnız kalmamalı, sosyal ilişkilerinizi devam ettirmelisiniz.
  • Alkol ve sigara tüketimini bırakmalısınız.
  • Gerektiğinde psikolojik destek almalısınız.
  • Yine gerektiğinde fizyoterapi, footbalance kullanımı ve psikonöroimmünolojik beslenme gibi yöntemlere başvurmalısınız.

Sonuç olarak, tüm bu verilere göre diyebiliriz ki; yaşlanmak, hastalık anlamına gelmez. Doğru uygulamalarla, çok kaliteli ve aktif bir yaşlı olabilirsiniz. Ayrıca şunu asla unutmayınız; kişi kendini hangi yaşta hissediyorsa gerçek yaşı odur. Bildiğiniz gibi Mimar Sinan, ustalık eseri olan Selimiye Cami’sini 83 yaşındayken insanlığa hediye etmiştir. Önemli olan aldığınız yaş değil, kaliteli olarak yaşadığınız ve hissettiğiniz yaştır.



bir soru sorun


Gelen Sorular




TELEFON NUMARANIZI BIRAKIN
SİZİ ARAYALIM


 

close-link
WhatsApp WhatsApp
Hemen Ara
Yol Tarifi