Fizyoterapi’nin Tarihi

Günümüzde kullanılan modern cihazlar ve yöntemler nedeniyle fizyoterapi, kimi zaman yeni bir tedavi yöntemi sanılabiliyor. Oysa fizyoterapi ile tedavi tıp biliminin babası olan ve milattan önce 460 yılında doğan Hipokrat ile ortaya çıkmıştır. Hatta ve hatta Hipokrat öncesi dönemlerden bile gelebileceği savunulmaktadır.

Gelişen günümüz Dünyası ile modern fizik tedavi bir diğer ismiyle fizyoterapi ve rehabilitasyon alanı ise 19. yüzyılda İngiltere ve Amerika’da çok daha fazla kabul görerek ve fizyoterapistler tarafından geliştirilerek günümüze kadar gelmiş ve günümüz yöntemlere ışık tutmuştur. Günümüzden yarınlarada yine fizyoterapistler tarafından geliştirilerek taşınacak ve yarınlarımıza umut, ışık olacaktır. Fizyoterapi insanlık kadar eski ve insanlık kadar gerçek bir tedavi şeklidir.

Tarih kadar eski bir tedavi yöntemi

Milattan önce Hipokrat ve ardından gelen Galen; manuel terapi, masaj ve hidroterapi yöntemlerini hastalarını tedavi etmek için ilk kullanan kişilerdir. Hidroterapi suyun kaldırma kuvvetinden yararlanarak su içerisinde ağrının giderilmesi ve tedavi edilmesi konularında çalışmalar içeren, fizyoterapi kapsamında da yer alan bir tıp dalıdır. Manuel terapi ise elle uygulanan tedavi manasına gelmektedir.

Manuel terapi, hidroterapi gibi tedavi yöntemleri ülkemizde ve Dünya’da fizyoterapistler tarafından geliştirilmekte ve yükseltilmektedir. Bir tedavi biçiminin geçerlilik kazanması için bilimsel zeminlerde olması gerekir. 18. yüzyılda ortopedi bilimi gelişerek ortaya jimnastik tedavisi çıktı. Bu dönemde ortaya çıkan tıbbi jimnastikçiler çok popüler oldular; ancak bilimsel olmamaları ve sağlık profesyonellerinin tepkisini çekmeleri sonucu zamanla unutuldular. Dolayısıyla bir geçerlilik kazanamadılar. Fakat fizik tedavi ve rehabilitasyon tıp bilimi içerisinde geçerliliği kanıtlanmış tedavi biçimidir.

1800’lü yılların sonunda İngiltere; Dünya’da Fizyoterapistler Derneği’ni ilk kuran ülkelerden birisi olmuştur. Bununla birlikte tıp dalı olarak tarihe geçiş serüveni fizyoterapi için başlamıştır.

Günümüzde fizyoterapi ve rehabilitasyon

Günümüzde anladığımız şekli ile fizyoterapi, 18. ve 19. Yüzyıllarda İngiltere ve Amerika ile ortaya çıktı. O dönem ülkede yaşanan çocuk felçleri Amerikalı ortopedistler tarafından fizyoterapi ile tedavi edildi. Fizik tedavi alanında bir kilometre taşı kabul edilen bu olay, mesleğin gelişmesini ve yayılmasını sağladı. 1.Dünya Savaşı sırasında ordu hastanelerinde yaralı askerler üzerinde oldukça yoğun olarak fizyoterapi kullanıldı. 1940’lı yıllara kadar tedavide genellikle manuel terapi yani el ileyapılan tedaviler ve egzersiz kombinli yöntemler kullanıldı.

1940’larla beraber kasları güçlendirmek için yeni ve özel teknikler ortaya çıktı. İlerleyen yıllarda fizyoterapi, ortopedi hastalarıyla birlikte rehabilitasyon merkezlerindeki diğer hastaların tedavisi için de kullanılmaya başlandı. 1951 yılında 11 kurucu üye ile Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu kuruldu. Bununla birlikte Fizyoterapi’nin yeri ve geçerliliği daha da sağlamlaştırıldı.

1980’li yıllarda bilgisayarın hayatımıza girmesiyle fizik tedavi yöntemleri de evrim geçirmeye başlayarak modern yöntemler doğdu. Bu yıllarda mesleki etik ilkeleri belirlenerek üniversitelerde fizyoterapi lisans eğitimi programlarının verilmesi kararlaştırıldı. Yüksek lisans ve doktora programları ile de desteklenen eğitim süreci sayesinde, mesleğin bilimsel gelişimi ivme kazandı.

Teknolojinin de hayatımızda yerinin artması ile birlikte fizyoterapi’de teknolojiden yararlanan ve başarılı olan bir tıp alanı olarak günümüzde ki yerini aldı. Biz diyoruz ki günümüzde fizyoterapi ve rehabilitasyon öyle bir noktadadır ki sadece hastalıkta değil hasta olunmaması noktasında da her insanın hayatında olması gereken bir alandır. Bu yüzdendir mutlaka günümüz modernitesininde farkında olarak bir fizyoterapist’e her zaman danışın.

Türkiye’de fizyoterapi ve rehabilitasyon

Ülkemizde fizyoterapi ve rehabilitasyon alanı fizik tedavi ve rehabilitasyon mesleği; Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nu kurması ile Hacettepe Üniversitesi’nde başladı.  Bu yüksekokul, 25 yıl boyunca ülkemize tek başına fizyoterapist yetiştirdi. Ardından İstanbul, Dokuz Eylül ve Pamukkale Üniversitesi ve bunları takip eden özel üniversitelerle birlikte açılan bölümler, birçok sayıda fizyoterapist yetiştirmeye başladı.

Türkiye’de Fizyoterapistler Derneği 1969 yılında Hacettepe Üniversitesi’ndeki bazı akademisyenler tarafından Türkiye Fizyoterapistler Derneği adı ile kuruldu. Dernek yarım asırdır ülkemizde gururla görevini yapmakta ve hala başarı ile çalışmaktadır. Derneğin üyesi olan, akademik alanda çeşitli çalışmaları bulunan ve ülkemizde fizik tedavi ve rehabilitasyon mesleğinin yükselmesini ve gelişmesini sağlayan akademisyenlerin mirasını üzerinde taşıyan kıymetli Uzman Fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin, bu alanda insanları ve hastalarını iyileştirmek için özveriyle çalışarak fiziksel fonksiyonlarını tekrar kazanmalarını sağlıyor. Herkese sağlıklı günler.



bir soru sorun


Gelen Sorular




TELEFON NUMARANIZI BIRAKIN
SİZİ ARAYALIM


 

close-link
WhatsApp WhatsApp
Hemen Ara
Yol Tarifi