Skip to main content

İçindekiler

Tarsal Tünel Sendromu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Fizyoterapi Yaklaşımları

Tarsal tünel sendromu, ayak bileğinin iç tarafında bulunan tarsal tünel içerisindeki tibial sinirin veya bu sinirin dallarının baskı altında kalması ya da tahriş olmasıyla ortaya çıkan bir sinir sıkışması problemidir. Ayak tabanında yanma, karıncalanma, uyuşma ve elektriklenme hissine neden olabilir. Bazı kişilerde şikâyetler ayakta kalma ve yürüme sırasında belirginleşebilir.

Ancak ayak tabanında hissedilen her yanma veya uyuşma, tarsal tünel sendromu anlamına gelmez. Benzer yakınmalar; bel bölgesinden kaynaklanan sinir etkilenmelerinde, periferik nöropatilerde, farklı sinir sıkışmalarında ve bazı kas-iskelet sistemi problemlerinde de görülebilir. Bu nedenle yalnızca ağrının bulunduğu yere bakılarak karar verilmesi yerine, belirtilerin dağılımının ve sinir sistemiyle ilişkili bulguların birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazımızda tarsal tünel sendromunun ne olduğunu, hangi belirtilerle ortaya çıkabileceğini, neden geliştiğini, hangi rahatsızlıklarla karışabileceğini ve fizyoterapi sürecinde hangi özelliklerin değerlendirilebileceğini bilimsel veriler ve klinik gözlemler doğrultusunda ele alacağız.

Tarsal Tünel Nerededir?

Tarsal tünel, ayak bileğinin iç tarafında, iç ayak bileği kemiğinin hemen arkasında bulunan dar ve sınırlı bir anatomik geçittir. Bu tünelin tabanını kemik yapılar, üzerini ise fleksör retinakulum adı verilen güçlü bir bağ dokusu oluşturur.

Tarsal tünelin içerisinden yalnızca tibial sinir geçmez. Ayak ve ayak parmaklarının hareketinde görev alan bazı kas tendonlarıyla birlikte kan damarları da aynı anatomik alandan ilerler. Bu nedenle tünel içerisindeki yerin azalması, çevresindeki dokuların hacminin artması veya bölgedeki mekanik yüklerin değişmesi tibial siniri etkileyebilir.

Tibial sinir, tarsal tünel içerisinde veya tünelden çıktıktan sonra farklı dallara ayrılarak ayak tabanının duyusuna ve ayaktaki bazı küçük kasların çalışmasına katkı sağlar. Sinirin hangi seviyede ve hangi dalının etkilendiği, belirtilerin ayak tabanındaki dağılımını değiştirebilir.

Tarsal Tünel Sendromu Nedir?

Tarsal tünel sendromu, tibial sinirin ayak bileğinin iç tarafındaki anatomik geçiş alanında sıkışması veya mekanik olarak tahriş olması sonucunda gelişen bir tuzak nöropatidir. El bileğinde görülen karpal tünel sendromuyla benzer bir sinir sıkışması mekanizmasına sahip olsa da iki rahatsızlık aynı sıklıkta görülmez ve tanı süreçleri birbirinden farklıdır.

Tarsal tünel sendromunda sinir üzerindeki baskı her kişide aynı nedenle oluşmayabilir. Bazı bireylerde ayak bileği travması veya geçirilmiş bir burkulma öyküsü ön plandayken bazılarında bölgede yer kaplayan bir yapı, ödem, inflamasyon ya da ayağın yüklenme özellikleri etkili olabilir. Bazı vakalarda ise belirgin bir neden bulunamayabilir.

Sinir dokusunun baskı altında kalması yalnızca ağrı oluşturmaz. Sinirin duyusal ve ileri durumlarda motor fonksiyonları da etkilenebilir. Bu nedenle bazı kişilerde yanma ve karıncalanma ön plandayken bazı kişilerde his değişikliği, ayak tabanında hassasiyet veya kas fonksiyonlarında azalma görülebilir.

Tarsal Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Tarsal tünel sendromunun belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Şikâyetlerin türü ve yayılımı, tibial sinirin hangi bölümünün etkilendiğine ve sinir üzerindeki mekanik irritasyonun düzeyine bağlı olabilir.

En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Ayak bileğinin iç tarafında ağrı veya hassasiyet
  • Ayak tabanına doğru yayılan yanma hissi
  • Topukta veya ayak tabanında uyuşma
  • Karıncalanma ve iğnelenme hissi
  • Elektrik çarpmasına benzeyen kısa süreli yakınmalar
  • Ayakta uzun süre kalınca artan rahatsızlık
  • Yürüyüş veya tekrarlayan yüklenmeler sırasında belirginleşen belirtiler
  • Bazı kişilerde gece ortaya çıkan ya da gece artan yakınmalar
  • İleri düzey sinir etkilenmelerinde ayak tabanındaki küçük kaslarda güçsüzlük

Belirtiler bazen ayak bileğinin iç tarafıyla sınırlı kalabilir, bazen de topuğa, ayak tabanına veya parmaklara doğru yayılabilir. Bununla birlikte belirtilerin dağılımı her zaman anatomik çizimleri birebir takip etmeyebilir.

Şikâyetlerin ayakta durma veya yürüme sırasında artması tarsal tünel sendromunu düşündürebilir; ancak bu bulgu tek başına tanı koydurmaz. Bel fıtığına bağlı sinir kökü etkilenmeleri, siyatik sinirin farklı seviyelerdeki irritasyonu, diyabete bağlı periferik nöropati ve ayak tabanındaki başka problemlerde de benzer belirtiler ortaya çıkabilir.

Tarsal Tünel Sendromu Ağrısı Nerede Hissedilir?

Tarsal tünel sendromu ağrısı çoğunlukla ayak bileğinin iç kısmında ve iç ayak bileği kemiğinin arkasında hissedilir. Ağrı buradan topuğa, ayak tabanına veya ayak parmaklarına doğru yayılabilir. Bazı kişiler ağrıdan çok yanma, uyuşma ya da elektriklenme hissini tarif eder.

Belirtilerin yalnızca tek bir noktada bulunması gerekmez. Tibial sinirin tarsal tünel çevresinde farklı dallara ayrılması nedeniyle yakınmalar ayak tabanının iç veya dış bölümünde daha belirgin olabilir. Bu dağılımın dikkatli biçimde değerlendirilmesi, hangi sinir dalının etkilenmiş olabileceğine ilişkin önemli bilgiler sağlayabilir.

Bununla birlikte yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye bakarak tarsal tünel sendromu tanısı konulamaz. Ağrının başlangıç şekli, yayılımı, hangi hareketlerle değiştiği, duyusal belirtilerin varlığı ve eşlik eden diğer klinik bulgular birlikte incelenmelidir.

Tarsal Tünel Sendromu Neden Olur?

Tarsal tünel sendromu, tibial sinirin geçtiği alanda basıncın artmasına veya sinirin çevresindeki dokulara karşı hareketinin etkilenmesine yol açan farklı nedenlerle gelişebilir. Bazı kişilerde tek bir neden belirlenirken bazı kişilerde birden fazla faktör birlikte rol oynayabilir.

Tarsal tünel sendromuna katkıda bulunabilecek başlıca durumlar şunlardır:

  • Ayak Bileği Burkulmaları ve Travmalar

Geçirilmiş ayak bileği burkulmaları, kırıklar veya bölgeye alınan darbeler; tarsal tünel çevresinde ödem, bağ dokusu değişikliği ya da skar dokusu oluşmasına neden olabilir. Bu değişiklikler, tibial sinirin geçtiği anatomik alanı daraltabilir veya sinirin çevresindeki dokulara karşı hareketini etkileyebilir.

Belirtiler travmanın hemen ardından başlayabileceği gibi iyileşme sürecinden sonra da ortaya çıkabilir. Bu nedenle değerlendirme sırasında eski ayak bileği yaralanmalarının sorgulanması önemlidir.

  • Tarsal Tünel İçerisinde Yer Kaplayan Yapılar

Ganglion kisti, lipom, varisleşmiş damarlar ve bazı iyi huylu yumuşak doku oluşumları tarsal tünel içerisinde yer kaplayarak sinire bası oluşturabilir. Kemik çıkıntıları veya geçirilmiş kırıklara bağlı anatomik değişiklikler de tünelin kullanılabilir alanını azaltabilir.

Bu tür bir yapıdan şüphelenildiğinde yalnızca fiziki muayene yeterli olmayabilir. İlgili hekim tarafından ultrason veya manyetik rezonans görüntüleme gibi yöntemlerden yararlanılması gerekebilir.

  • Ödem ve İnflamatuvar Durumlar

Ayak bileğinin iç tarafında oluşan ödem, tarsal tünel içerisindeki basıncı artırabilir. Tendon kılıflarını etkileyen inflamatuvar problemler ile romatoid artrit ve gut gibi bazı sistemik hastalıklar da bölgedeki dokuların hacmini ve hassasiyetini değiştirebilir.

Bu durumda yalnızca sinirin belirtilerine odaklanmak yeterli olmayabilir. Sinir üzerindeki baskıya katkıda bulunan esas hastalığın da ilgili hekimlik tarafından değerlendirilmesi gerekir.

  • Diyabet ve Periferik Nöropatiler

Diyabet, periferik sinirleri etkileyerek uyuşma, yanma ve karıncalanma gibi şikâyetlere neden olabilir. Bunun yanında sinir dokusunu mekanik basıya karşı daha hassas hâle getirebilir.

Diyabeti bulunan bir kişide ayak tabanındaki yanmanın doğrudan tarsal tünel sendromuna bağlanması doğru değildir. Belirtilerin tek taraflı mı yoksa iki taraflı mı olduğu, dağılımı ve eşlik eden nörolojik bulgular ayırıcı değerlendirmede önem taşır.

  • Ayağın Yüklenme Özellikleri

Ayağın yere temas biçimi, ayak bileğinin hareket özellikleri ve yürüme sırasında oluşan yük aktarımı tibial sinirin çevresindeki mekanik koşulları etkileyebilir. Özellikle tekrarlayan veya uzun süreli yüklenmeler, duyarlı hâle gelmiş sinir dokusundaki belirtileri artırabilir.

Ancak yalnızca ayak kavisinin görünümüne bakarak tarsal tünel sendromunun nedenini açıklamak mümkün değildir. Statik ayak yapısıyla birlikte yürüme, denge, ayak bileği hareketliliği ve kas kapasitesinin de değerlendirilmesi gerekir.

  • Tekrarlayan ve Yoğun Fiziksel Yüklenmeler

Uzun süre ayakta kalma, koşu mesafesinin hızla artırılması veya yeterli toparlanma olmadan yapılan tekrarlayıcı aktiviteler bazı kişilerde belirtileri tetikleyebilir. Bununla birlikte tarsal tünel sendromunu yalnızca fazla yürümeye veya spor yapmaya bağlamak doğru değildir.

Fiziksel yüklenme çoğu zaman tek başına neden olmaktan ziyade mevcut sinir hassasiyetini veya anatomik yatkınlığı görünür hâle getiren bir faktör olabilir.

  • Nedeni Belirlenemeyen Durumlar

Bazı vakalarda görüntüleme ve klinik değerlendirmelere rağmen sinir üzerindeki baskıyı açıklayan belirgin bir neden bulunamayabilir. Bu durum “idiyopatik tarsal tünel sendromu” olarak ifade edilebilir.

Belirgin bir yapısal nedenin bulunmaması, kişinin şikâyetlerinin gerçek olmadığı anlamına gelmez. Ancak benzer belirtilere yol açabilecek diğer durumların dikkatle değerlendirilmesini daha önemli hâle getirir.

Tarsal Tünel Sendromu İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Bir risk faktörünün bulunması, kişide mutlaka tarsal tünel sendromu gelişeceği anlamına gelmez. Benzer şekilde herhangi bir risk faktörü bulunmadan da belirtiler ortaya çıkabilir.

Tarsal tünel sendromu ile ilişkilendirilebilen faktörler arasında şunlar yer alır:

  • Daha önce geçirilmiş ayak bileği burkulması veya kırığı
  • Ayak bileğinin iç tarafında uzun süren ödem
  • Tarsal tünel çevresindeki kistler veya damar değişiklikleri
  • Romatoid artrit ve gut gibi inflamatuvar hastalıklar
  • Diyabet ve bazı periferik sinir hastalıkları
  • Ayak ve ayak bileğine binen tekrarlayıcı yüklerin kısa sürede artması
  • Ayak bileği çevresindeki hareket ve yük aktarımı değişiklikleri
  • Bölgede geçirilmiş cerrahi girişimler ve skar dokusu

Bu faktörlerin hiçbiri tek başına tanı koydurmaz. Risk faktörleri, kişinin yakınmaları ve klinik muayene bulgularıyla birlikte anlam kazanır.

Ayak Tabanındaki Her Yanma Tarsal Tünel Sendromu mudur?

Hayır. Ayak tabanındaki her yanma, uyuşma veya karıncalanma tarsal tünel sendromundan kaynaklanmaz. Benzer belirtiler farklı sinir sistemi ve kas-iskelet sistemi problemlerinde görülebilir.

Ayak tabanında yanmaya neden olabilecek diğer durumlar arasında şunlar bulunur:

  • Diyabete bağlı periferik nöropati
  • Bel bölgesindeki sinir kökü etkilenmeleri
  • Siyatik sinirin farklı seviyelerdeki irritasyonu
  • Medial veya lateral plantar sinir sıkışmaları
  • Baxter siniri olarak bilinen sinir dalının etkilenmesi
  • Morton nöroması
  • Vitamin eksiklikleriyle veya metabolik hastalıklarla ilişkili nöropatiler
  • Bazı dolaşım problemleri
  • Ayak tabanındaki yumuşak dokulardan kaynaklanan ağrılar

Örneğin iki ayakta simetrik şekilde hissedilen, çorap biçiminde yayılan yanma ve uyuşmalar periferik nöropatileri düşündürebilir. Belden bacağa yayılan ve bel hareketleriyle değişen şikâyetlerde ise sinir kökü etkilenmesi araştırılabilir. Topuğun belirli bir noktasında yük vermekle oluşan ağrı da sinir sıkışmasından farklı bir mekanizmaya sahip olabilir.

Bu örnekler kesin tanı ölçütleri değildir. Belirtilerin kaynağı; ilgili hekimlik muayenesi, gerekli görülen tetkikler ve ayrıntılı klinik değerlendirme sonucunda belirlenmelidir.

Tarsal Tünel Sendromu Hangi Rahatsızlıklarla Karışabilir?

Tarsal tünel sendromunun belirtileri tek bir hastalığa özgü değildir. Bu nedenle tanı sürecinde benzer yakınmalara yol açabilecek durumların ayırt edilmesi gerekir.

  • Bel Kaynaklı Sinir Kökü Etkilenmeleri

Bel bölgesindeki bazı sinir köklerinin etkilenmesi; bacakta, topukta ve ayak tabanında ağrı, uyuşma veya karıncalanma oluşturabilir. Bel hareketleriyle değişen yakınmalar, bacağın başka bölgelerine yayılan belirtiler, refleks değişiklikleri ve belirli kas gruplarındaki güç kaybı bel kaynaklı etkilenmeleri düşündürebilir.

  • Plantar Fasya Kaynaklı Topuk Ağrısı

Plantar fasya problemlerinde ağrı çoğunlukla topuğun alt kısmında belirgindir ve sabah ilk adımlarda artabilir. Tarsal tünel sendromunda ise yanma, elektriklenme ve uyuşma gibi sinirsel belirtiler daha fazla ön planda olabilir. Bununla birlikte iki durum aynı kişide birlikte de bulunabilir.

  • Periferik Nöropati

Periferik nöropatiler genellikle her iki ayakta görülen ve ayak parmaklarından yukarı doğru ilerleyebilen duyusal değişikliklere neden olabilir. Tarsal tünel sendromu ise sıklıkla daha bölgesel bir dağılım gösterir. Ancak yalnızca belirtilerin dağılımına bakılarak kesin ayrım yapılamaz.

  • Diğer Periferik Sinir Sıkışmaları

Tibial sinirin tarsal tünelden çıktıktan sonraki dalları da farklı anatomik noktalarda etkilenebilir. Medial plantar sinir, lateral plantar sinir veya kalkaneal sinir dallarındaki problemler, tarsal tünel sendromuna benzeyen fakat daha sınırlı bir alana yayılan belirtiler oluşturabilir.

  • Morton Nöroması

Morton nöromasında ağrı ve yanma daha çok ön ayakta, sıklıkla üçüncü ve dördüncü ayak parmakları arasına yayılan bölgede hissedilir. Dar ayakkabılarla veya ön ayağa yük binmesiyle artabilir. Tarsal tünel sendromunda yakınmalar genellikle ayak bileğinin iç tarafı ve ayak tabanıyla daha fazla ilişkilidir.

Tarsal tünel sendromunu benzer rahatsızlıklardan ayırmak, yalnızca hangi bölgede ağrı olduğuna bakmaktan daha kapsamlı bir değerlendirme gerektirir. Belirtilerin başlangıcı, yayılımı, yüklenmeyle ilişkisi, duyusal değişiklikler, kas gücü ve sinir dokusuna yönelik klinik bulgular birlikte ele alınmalıdır.

Tarsal Tünel Sendromu Tanısı Nasıl Konulur?

Tarsal tünel sendromunun tanısı tek bir belirtiye, muayene testine veya görüntüleme sonucuna dayanılarak konulmaz. Tanı sürecinde kişinin şikâyetleri, hastalık öyküsü, klinik muayene bulguları ve gerekli görülen yardımcı incelemeler birlikte değerlendirilir.

İlgili hekimlik muayenesinde genellikle şu özellikler araştırılır:

  • Şikâyetlerin ne zaman ve nasıl başladığı
  • Ağrı, yanma veya uyuşmanın hangi bölgelere yayıldığı
  • Belirtilerin tek ayakta mı, iki ayakta mı görüldüğü
  • Ayakta kalma, yürüme ve gece saatleriyle ilişkisi
  • Daha önce geçirilmiş ayak bileği travmaları
  • Diyabet, romatizmal hastalık veya periferik nöropati öyküsü
  • Duyu değişiklikleri ve kas gücü
  • Tarsal tünel çevresinde hassasiyet, ödem veya kitle varlığı
  • Bel ve alt ekstremitenin diğer bölgelerinden kaynaklanabilecek bulgular

Tarsal tünel sendromundan şüphelenildiğinde klinik muayeneyi desteklemek ve benzer belirtilere yol açabilecek diğer rahatsızlıkları değerlendirmek amacıyla elektrodiagnostik testler ve görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.

Tarsal Tünel Sendromunda Tinel Testi Nedir?

Tinel testi, tibial sinirin tarsal tünelden geçtiği bölgeye kontrollü biçimde vurularak uygulanır. Bu sırada ayak tabanına veya parmaklara doğru yayılan elektriklenme ve karıncalanma hissinin ortaya çıkması pozitif bulgu olarak kabul edilebilir.

Pozitif Tinel bulgusu, tibial sinirde irritasyon olabileceğini düşündürür; ancak tek başına tarsal tünel sendromu tanısı koydurmaz. Testin negatif olması da sendromu kesin olarak dışlamaz. Bu nedenle test sonucu, kişinin yakınmaları ve diğer klinik bulgularla birlikte yorumlanmalıdır.

Muayene sırasında tibial sinirin mekanik yükünü değiştiren farklı pozisyonlardan da yararlanılabilir. Fakat hiçbir provokasyon testi, tanıyı tek başına doğrulayacak veya dışlayacak yeterlilikte değildir.

Tarsal Tünel Sendromunda EMG Gerekli midir?

Elektromiyografi ve sinir iletim çalışmaları, tibial sinirin ve dallarının elektriksel fonksiyonunu değerlendirmek için kullanılabilir. Bu incelemeler tarsal tünel sendromu tanısını destekleyebilir, sinir etkilenmesinin düzeyi hakkında bilgi verebilir ve benzer belirtiler oluşturan bazı nörolojik durumların ayırt edilmesine yardımcı olabilir.

Bununla birlikte her tarsal tünel sendromu vakasında elektrodiagnostik incelemelerde belirgin bir bozukluk saptanmayabilir. Kullanılan teknik, değerlendirilen sinir dalı, etkilenmenin derecesi ve kişisel anatomik farklılıklar test sonucunu etkileyebilir.

Bu nedenle:

  • Anormal EMG bulguları klinik şüpheyi destekleyebilir.
  • Normal EMG sonucu tarsal tünel sendromunu her zaman kesin biçimde dışlamaz.
  • EMG sonucu tek başına ameliyat kararı verilmesi için yeterli değildir.
  • Bulgular klinik muayene ve gerekiyorsa görüntüleme sonuçlarıyla birlikte yorumlanmalıdır.

Amerikan Nöromüsküler ve Elektrodiagnostik Tıp Birliğinin kanıta dayalı incelemesinde de sinir iletim çalışmalarının tanıyı doğrulamaya yardımcı olabileceği, ancak mevcut bilimsel çalışmaların sayısı ve niteliği nedeniyle kanıtların sınırlı olduğu belirtilmektedir.

Tarsal Tünel Sendromunda Ultrason ve MR Ne Gösterir?

Ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme, tarsal tünel içerisindeki ve çevresindeki anatomik yapıların incelenmesine yardımcı olabilir. Özellikle sinire baskı oluşturabilecek yapısal bir nedenden şüphelenildiğinde bu yöntemler önem kazanır.

Görüntüleme yöntemleriyle şu durumlar araştırılabilir:

  • Ganglion kisti veya başka bir yumuşak doku oluşumu
  • Varisleşmiş ya da genişlemiş damar yapıları
  • Tendon ve tendon kılıfı problemleri
  • Bölgesel ödem ve inflamatuvar değişiklikler
  • Eski kırıklara bağlı kemik değişiklikleri
  • Skar dokusu
  • Tibial sinirin yapısı ve çevre dokularla ilişkisi

Ultrason dinamik değerlendirmeye imkân sağlayabilirken MR, tarsal tünelin yumuşak dokularını ve olası yer kaplayan oluşumları ayrıntılı biçimde gösterebilir. Hangi yöntemin gerekli olduğuna kişinin bulgularına göre ilgili hekim karar verir.

Görüntülemede bir değişiklik saptanması, bu yapının mutlaka belirtilerin nedeni olduğu anlamına gelmez. Elde edilen sonuçların kişinin şikâyetleri ve klinik bulgularıyla uyumlu olması gerekir.

Tarsal Tünel Sendromunda Fizyoterapi Değerlendirmesi

İlgili hekimlik tarafından teşhis ve tanı süreci tamamlandıktan sonra fizyoterapi değerlendirmesinde yalnızca ağrının bulunduğu ayak bileği bölgesine odaklanılmaz. Sinirin mekanik olarak etkilenmesine ve belirtilerin sürmesine katkıda bulunabilecek bölgesel ve genel faktörler birlikte incelenir.

Fizyoterapi değerlendirmesinde ele alınabilecek temel başlıklar şunlardır:

  • Ağrı ve Duyusal Belirtilerin Dağılımı

Yanma, karıncalanma, uyuşma ve elektriklenme gibi belirtilerin ayak tabanında hangi bölgelere yayıldığı değerlendirilir. Belirtilerin dinlenme, ayakta durma, yürüme ve farklı hareketler sırasında nasıl değiştiği kaydedilir.

Duyusal dağılım, hangi sinir dalının etkilenebileceğine ilişkin ipuçları sağlayabilir; fakat tek başına kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli değildir.

  • Ayak ve Ayak Bileği Hareketliliği

Ayak bileğinin yukarı ve aşağı hareketi, içe ve dışa yönelimi ile ayağın farklı bölümleri arasındaki hareket ilişkileri incelenebilir. Hareket kısıtlılığı veya kontrol kaybı, yürüyüş sırasında yüklerin belirli dokularda yoğunlaşmasına katkıda bulunabilir.

Buradaki amaç yalnızca hareket açıklığını artırmak değil, mevcut hareketin ne kadar kontrollü ve belirtilerle uyumlu olduğunu anlamaktır.

  • Sinir Dokusunun Mekanik Hassasiyeti

Tibial sinirin alt ekstremite boyunca farklı hareket ve pozisyonlara verdiği yanıt değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, sinirin çevre dokulara karşı hareketi sırasında belirtilerin değişip değişmediğini anlamaya yardımcı olur.

Sinir dokusuna yönelik değerlendirmeler germe testi gibi yorumlanmamalıdır. Belirtileri güçlü biçimde artırmak yerine sinirin farklı yüklenmelere verdiği yanıtın kontrollü şekilde gözlemlenmesi gerekir.

  • Kas Gücü ve Dayanıklılık

Baldır, ayak bileği ve ayak tabanındaki kasların kuvveti ve dayanıklılığı değerlendirilir. İleri sinir etkilenmelerinde ayak tabanındaki küçük kaslarda güç kaybı görülebilir. Bunun yanında ağrıya bağlı hareketten kaçınma da kas kapasitesinde azalmaya yol açabilir.

Kas güçsüzlüğünün bulunması her zaman doğrudan sinir hasarı anlamına gelmez. Ağrı, kullanım azalması ve hareket korkusu gibi faktörler de kas performansını etkileyebilir.

  • Denge ve Propriyosepsiyon

Ayak bileği burkulması öyküsü bulunan veya uzun süredir ağrı yaşayan kişilerde denge ve eklem pozisyon duyusu etkilenebilir. Tek ayak üzerinde durma, yön değiştirme ve farklı yüzeylerde kontrol gibi fonksiyonlar kişinin kapasitesine göre değerlendirilebilir.

  • Yürüme ve Fonksiyonel Yüklenme

Yürüme sırasında adım uzunluğu, ayağın yere temas biçimi, yük aktarımı ve belirtilerin hangi aşamada ortaya çıktığı gözlemlenir. Kişinin iş yaşamında, günlük aktivitelerinde veya spor sırasında maruz kaldığı toplam yük de değerlendirmeye dâhil edilir.

Ayakta statik olarak görülen bir özellik, yürüyüş sırasında aynı şekilde davranmayabilir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca sabit ayak görüntüsüne dayandırılmamalıdır.

  • Bel, Kalça ve Alt Ekstremitenin Diğer Bölgeleri

Tibial sinir, siyatik sinirin devamı niteliğindedir. Bu nedenle belirtiler yalnızca tarsal tünel bölgesinden değil, sinirin daha üst seviyelerdeki etkilenmelerinden de kaynaklanabilir.

Değerlendirme sırasında bel bölgesi, kalça, diz çevresi ve bacağın arka bölümü de incelenebilir. Böylece tarsal tünel sendromuna benzeyen veya mevcut tabloya eşlik eden farklı sinir etkilenmelerinin gözden kaçırılmaması amaçlanır.

Klinik Değerlendirmede Neden Bütüncül Bakış Gereklidir?

Ayak tabanında yanma yaşayan iki kişinin belirtileri birbirine benzese de sorunun altında yatan mekanizma aynı olmayabilir. Bir kişide ayak bileği çevresindeki ödem ve geçirilmiş travma ön plandayken diğerinde yüklenme artışı, sinir hassasiyeti veya daha üst seviyedeki bir sinir etkilenmesi tabloya katkıda bulunabilir.

Bu nedenle tarsal tünel sendromunda standart ve herkese aynı biçimde uygulanan bir program yerine, belirtileri ortaya çıkaran ve sürdüren faktörlerin belirlenmesi önemlidir. Fizyoterapi planının içeriği de bu değerlendirmeden elde edilen bulgulara göre kişiye özel olarak şekillendirilmelidir.

Tarsal Tünel Sendromunda Fizyoterapi Nasıl Planlanır?

Tarsal tünel sendromunda fizyoterapi programı; sinir üzerindeki mekanik yükü yönetmek, çevre dokuların hareket özelliklerini desteklemek, kas kapasitesini geliştirmek ve kişinin günlük aktivitelerine daha kontrollü dönmesine yardımcı olmak amacıyla planlanabilir.

Uygulanacak yaklaşım, tarsal tünel sendromunun nedenine ve sinir etkilenmesinin düzeyine göre değişir. Örneğin yakınmaları kısa süre önce başlayan ve belirgin kas güçsüzlüğü bulunmayan bir kişiyle, uzun süredir uyuşma yaşayan ve ilerleyici nörolojik bulguları bulunan bir kişinin ihtiyaçları aynı değildir.

Fizyoterapi planlanırken şu soruların yanıtlanması önemlidir:

  • Sinir üzerindeki baskıya veya irritasyona neden olabilecek belirgin bir yapı var mı?
  • Belirtiler hangi hareketler ve yüklenmeler sırasında artıyor?
  • Ayak bileği hareketlerinde kısıtlılık veya kontrol kaybı bulunuyor mu?
  • Kas gücü, dayanıklılık ve denge nasıl etkilenmiş?
  • Belirtiler sinirin daha üst seviyelerinden kaynaklanıyor olabilir mi?
  • Kişinin işi, günlük yaşamı ve sportif faaliyetleri ayağa ne kadar yük bindiriyor?
  • Duyu kaybı veya ilerleyici kas güçsüzlüğü gibi nörolojik bulgular var mı?

Fizyoterapide amaç yalnızca ağrıyı geçici olarak azaltmak değildir. Belirtilere katkıda bulunan değiştirilebilir faktörlerin belirlenmesi, ayağın yüklenme kapasitesinin geliştirilmesi ve kişinin günlük yaşamına güvenli biçimde dönebilmesi de sürecin önemli parçalarıdır.

Tarsal Tünel Sendromunda Kullanılabilecek Fizyoterapi Yaklaşımları

Tarsal tünel sendromuna yönelik konservatif uygulamalar hakkında bilimsel kanıtlar sınırlıdır. Bu nedenle hiçbir fizyoterapi yöntemi tek başına ve her hasta için kesin çözüm olarak sunulmamalıdır. Program, ilgili hekimlik tanısı ve fizyoterapi değerlendirmesinde elde edilen bulgular doğrultusunda kişiye özel hazırlanmalıdır.

  • Aktivite ve Yük Yönetimi

Belirtileri artıran aktivitenin tamamen bırakılması her zaman gerekli değildir. Öncelikle hangi aktivitenin, ne kadar süre veya hangi yoğunlukta yapıldığında yakınmaları artırdığı belirlenir.

Uzun süre ayakta kalma, yürüme mesafesinin hızlı artırılması veya tekrarlayan sportif yüklenmeler geçici olarak düzenlenebilir. Amaç ayağı uzun süre hareketsiz bırakmak değil, sinir dokusunun tolere edebileceği bir yüklenme düzeyi oluşturmaktır.

Aktivitenin gereğinden fazla azaltılması kas kapasitesini ve genel hareketliliği düşürebilir. Bu nedenle dinlenme ile kontrollü hareket arasındaki denge kişinin belirtilerine göre kurulmalıdır.

  • Sinir Mobilizasyonu

Sinir mobilizasyonu, tibial sinirin ve sinir sisteminin bağlantılı bölümlerinin çevre dokulara karşı hareketini kontrollü şekilde desteklemeyi amaçlayan uygulamalardan biridir. Bu yaklaşım halk arasında “sinir kaydırma” veya “sinir germe” egzersizleri olarak da bilinir.

Ancak sinir mobilizasyonunun amacı siniri mümkün olduğu kadar fazla germek değildir. Hassas sinir dokusuna yüksek şiddette veya yanlış yönde yük verilmesi belirtileri artırabilir. Bu nedenle hareketin açısı, tekrar sayısı ve şiddeti fizyoterapist tarafından kişinin verdiği yanıta göre belirlenmelidir.

Egzersiz sırasında veya sonrasında yanma, uyuşma ve elektriklenmenin belirgin şekilde artması programın yeniden düzenlenmesi gerektiğini gösterebilir. İnternetten görülen standart bir sinir egzersizinin kontrolsüz uygulanması her kişi için uygun olmayabilir.

  • Eklem Mobilizasyonu ve Manuel Terapi

Ayak bileği ve ayağın farklı bölümlerindeki hareket kısıtlılıkları, yürüyüş sırasında yük dağılımını etkileyebilir. Değerlendirmede klinik olarak anlamlı bir hareket kısıtlılığı saptanırsa uygun eklem mobilizasyonları kullanılabilir.

Yumuşak dokulara yönelik manuel uygulamalar da çevre dokuların hassasiyetini azaltmak ve hareket toleransını desteklemek amacıyla programda yer alabilir. Ancak manuel terapi, tibial siniri doğrudan “yerine sokan” veya tarsal tüneli kalıcı biçimde “açan” bir yöntem değildir.

Manuel uygulamalardan elde edilen rahatlamanın kontrollü egzersiz, yük yönetimi ve fonksiyonel kazanımlarla desteklenmesi gerekir.

  • Hareket Açıklığı Egzersizleri

Ayak bileğinde hareket kısıtlılığı varsa kişinin bulgularına uygun hareket açıklığı egzersizleri planlanabilir. Baldır kaslarındaki hareket kapasitesi, ayak bileğinin yukarı yönlü hareketi ve ayağın farklı bölümlerinin birbiriyle uyumu değerlendirilebilir.

Her gerginlik hissi kasların kısalmış olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde, daha fazla germe yapmak her zaman sinir üzerindeki baskıyı azaltmaz. Bazı kişilerde yoğun germe sinirsel belirtileri artırabilir. Bu nedenle egzersiz seçimi yalnızca “gerginlik var” düşüncesine dayandırılmamalıdır.

  • Kuvvetlendirme Egzersizleri

Tarsal tünel sendromunda kuvvetlendirme programı yalnızca ayak tabanındaki küçük kaslarla sınırlı tutulmaz. Baldır kasları, ayak bileğini kontrol eden kas grupları ve gerekli görüldüğünde kalça çevresindeki kaslar da değerlendirilir.

Başlangıçta düşük dirençli ve kontrollü egzersizler tercih edilebilir. Kişinin toleransı geliştikçe direnç, tekrar sayısı ve fonksiyonel zorluk aşamalı biçimde artırılabilir.

Kuvvetlendirme egzersizlerinin temel amaçları şunlardır:

  • Ayak ve ayak bileğinin yük taşıma kapasitesini geliştirmek
  • Yürüme sırasında hareket kontrolünü desteklemek
  • Ağrı nedeniyle azalan kas kullanımını yeniden artırmak
  • Günlük ve sportif aktivitelere dönüşü kolaylaştırmak

Egzersiz sonrasında belirtilerin kısa süreli ve hafif değişmesi her zaman zarar oluştuğunu göstermez. Ancak yakınmaların belirgin şekilde artması, uzun süre devam etmesi veya yeni bir uyuşma alanının ortaya çıkması yükün fazla geldiğini düşündürebilir.

  • Denge ve Propriyosepsiyon Egzersizleri

Geçmişte ayak bileği burkulması yaşamış kişilerde denge ve eklem pozisyon duyusu etkilenebilir. Kişinin ihtiyacına göre çift ayak veya tek ayak üzerinde durma, ağırlık aktarma ve farklı yüzeylerde kontrol egzersizleri kullanılabilir.

Bu egzersizler ilerletilirken yalnızca dengenin korunup korunamadığına değil, ağrı ve sinirsel belirtilerin nasıl değiştiğine de dikkat edilmelidir.

  • Yürüme ve Fonksiyonel Egzersizler

Fizyoterapi programının günlük yaşama aktarılabilmesi için yürüme, merdiven kullanma, yön değiştirme ve işe ya da spora özgü görevler değerlendirilebilir. Fonksiyonel egzersizler kişinin ulaşmak istediği aktivitelere göre seçilir.

Amaç herkese tek bir “ideal yürüme biçimi” öğretmek değildir. Kişinin belirtilerini artırmadan daha verimli hareket edebilmesi ve zaman içerisinde yüklenme kapasitesini geliştirebilmesi hedeflenir.

  • Bantlama ve Destekleyici Uygulamalar

Bantlama, bazı kişilerde kısa süreli destek veya semptom kontrolü amacıyla kullanılabilir. Ancak kinezyolojik bantlamanın tarsal tünel sendromunu tedavi ettiği, sinir basısını ortadan kaldırdığı veya kalıcı iyileşme sağladığı yönünde güçlü bilimsel kanıt bulunmamaktadır.

Bantlama kullanılacaksa kişinin cilt hassasiyeti, dolaşım durumu ve uygulamaya verdiği yanıt göz önünde bulundurulmalıdır. Bu uygulama aktif egzersiz ve yük yönetiminin yerine geçmemelidir.

  • Elektroterapi Uygulamaları

Bazı elektroterapi yöntemleri, uygun kişilerde ağrının kısa süreli kontrolüne yardımcı olmak amacıyla değerlendirilebilir. Bununla birlikte elektroterapinin tarsal tünel içerisindeki mekanik basıyı ortadan kaldırdığı veya sinir hasarını tek başına iyileştirdiği söylenemez.

Elektroterapi kullanımı gerekiyorsa daha kapsamlı programın destekleyici bir parçası olarak ele alınmalıdır. Özellikle duyu kaybı bulunan kişilerde uygulama güvenliği açısından dikkatli olunması gerekir.

Tarsal Tünel Sendromunda Fizyoterapi Ne Kadar Sürer?

Tarsal tünel sendromunda fizyoterapinin süresi için herkes adına geçerli sabit bir seans veya hafta sayısı vermek mümkün değildir. Süreyi etkileyebilecek faktörler şunlardır:

  • Belirtilerin ne kadar zamandır devam ettiği
  • Sinire baskı oluşturan neden
  • Duyu ve kas gücü kaybının bulunup bulunmaması
  • Ayak bileğinin hareket ve yüklenme özellikleri
  • Kişinin günlük aktivite düzeyi
  • Diyabet veya romatizmal hastalık gibi eşlik eden durumlar
  • Programa verilen bireysel yanıt
  • Ev programına ve yük düzenlemelerine uyum

İyileşme yalnızca ağrının azalmasıyla değerlendirilmemelidir. Ayakta kalma süresi, yürüme mesafesi, uyku kalitesi, duyusal belirtiler, kas kapasitesi ve günlük yaşama katılım gibi ölçütler de takip edilmelidir.

Belirlenen süre içerisinde beklenen ilerleme sağlanmıyorsa aynı programın değiştirilmeden sürdürülmesi yerine tanının, yüklenme faktörlerinin ve tedavi planının yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Fizyoterapi Tarsal Tünel Sendromunu Tamamen Geçirir mi?

Fizyoterapinin sonucu, sinir üzerindeki baskının nedenine ve sinir dokusunun etkilenme düzeyine bağlıdır. Değiştirilebilir hareket ve yüklenme faktörlerinin bulunduğu, ilerleyici nörolojik kaybın olmadığı uygun vakalarda konservatif yaklaşımlar belirtilerin kontrol edilmesine ve fonksiyonun geliştirilmesine yardımcı olabilir.

Buna karşılık tarsal tünel içerisinde sinire sürekli bası yapan bir kitle, belirgin anatomik daralma veya ilerleyen sinir hasarı varsa yalnızca fizyoterapi yeterli olmayabilir. Bu gibi durumlarda ilgili hekimlik tarafından farklı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekir.

Dolayısıyla fizyoterapiyi herkes için kesin sonuç sağlayan veya ameliyat ihtiyacını mutlaka ortadan kaldıran bir yöntem olarak sunmak bilimsel açıdan doğru değildir. En uygun yaklaşım, tarsal tünel sendromunun altında yatan neden belirlendikten sonra planlanabilir.

Tarsal Tünel Sendromunda Evde Nelere Dikkat Edilebilir?

Tarsal tünel sendromunda evde uygulanabilecek düzenlemeler, profesyonel değerlendirme ve kişiye özel fizyoterapi programını destekleyebilir. Ancak sinire baskı oluşturan neden bilinmeden yapılan yoğun egzersizler veya kontrolsüz uygulamalar belirtileri artırabilir.

Evde dikkat edilebilecek noktalar şunlardır:

  • Belirtileri Artıran Yüklenmeleri Takip Edin

Hangi aktivitelerin belirtileri artırdığını gözlemlemek, yük yönetiminin ilk adımıdır. Yakınmaların yalnızca aktivite sırasında mı, hemen sonrasında mı yoksa ertesi gün mü arttığı not edilebilir.

Uzun süre ayakta kalma veya yürüme belirtileri belirginleştiriyorsa bu aktiviteler kısa süreli bölümlere ayrılabilir. Örneğin tek seferde uzun bir yürüyüş yapmak yerine aralara dinlenme eklemek düşünülebilir. Bununla birlikte bütün hareketleri bırakmak ve uzun süre hareketsiz kalmak genellikle uygun bir çözüm değildir.

  • Egzersiz Yükünü Birden Artırmayın

Yürüyüş mesafesinin, koşu süresinin veya egzersiz yoğunluğunun hızlı artırılması hassas sinir dokusunun toleransını aşabilir. Aktivite miktarı, kişinin egzersiz sırasında ve sonrasında verdiği yanıta göre kademeli olarak artırılmalıdır.

Egzersizden sonra yanma ve uyuşmanın belirginleşmesi, belirtilerin ertesi güne kadar sürmesi veya yeni bir alana yayılması programın yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşündürebilir.

  • Ayakkabı Seçimine Dikkat Edin

Ayak bileğinin iç tarafına doğrudan baskı yapan, çok dar veya sert kenarlı ayakkabılar bazı kişilerde yakınmaları artırabilir. Ayakkabının ayağı sıkıştırmaması, kullanım amacına uygun olması ve kişinin hareket sırasında kendisini rahat hissetmesi önemlidir.

Ancak belirli bir ayakkabı modeli bütün tarsal tünel sendromu vakaları için uygun değildir. Ayakkabı değişikliği de tek başına sinir sıkışmasını tedavi eden bir yöntem olarak değerlendirilmemelidir.

  • Uzun Süre Aynı Pozisyonda Kalmayın

Uzun süre ayakta durmak kadar, ayak bileğini sürekli aynı pozisyonda tutmak da bazı kişilerde belirtileri artırabilir. Gün içerisinde kısa hareket araları vermek ve pozisyon değiştirmek yararlı olabilir.

Masa başında çalışan kişiler, yalnızca ayak bölgesine değil bel, kalça ve diz pozisyonlarına da dikkat etmelidir. Çünkü sinir sistemi alt ekstremite boyunca birbiriyle bağlantılı şekilde hareket eder.

  • Duyu Kaybı Varsa Ayağı Kontrol Edin

Ayak tabanında belirgin his kaybı bulunan kişiler sıcaklık, basınç veya küçük yaralanmaları fark etmekte zorlanabilir. Özellikle diyabeti bulunan bireylerin ayak cildini düzenli olarak kontrol etmesi önemlidir.

Kesik, su toplaması, renk değişikliği, iyileşmeyen yara veya belirgin şişlik fark edilirse sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.

Tarsal Tünel Sendromunda Buz Uygulanır mı?

Buz uygulaması, yeni gelişen bölgesel ağrı veya şişlik bulunan bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Ancak tarsal tünel sendromunu tedavi etmez ve sinir üzerindeki mekanik baskıyı doğrudan ortadan kaldırmaz.

Duyu kaybı bulunan kişilerde aşırı soğuk uygulama cilt hasarına neden olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Buz doğrudan cilde temas ettirilmemeli ve uzun süre uygulanmamalıdır. Diyabet, dolaşım problemi veya belirgin duyu bozukluğu bulunan kişilerin soğuk uygulama öncesinde sağlık profesyoneline danışması daha güvenlidir.

Bazı kişiler soğuk yerine ılık uygulamayla daha rahat hissedebilir. Bu nedenle uygulama, kişinin eşlik eden hastalıkları ve verdiği yanıt dikkate alınarak seçilmelidir.

Tarsal Tünel Sendromunda Masaj Yapılır mı?

Ayak tabanına veya baldır bölgesine yapılan hafif uygulamalar bazı kişilerde geçici rahatlama sağlayabilir. Ancak tibial sinirin tarsal tünelden geçtiği hassas bölgeye yoğun ve uzun süreli basınç uygulanması sinirsel belirtileri artırabilir.

Tenis topu veya sert masaj araçlarıyla ağrılı bölgenin üzerine kuvvetli baskı yapmak, siniri rahatlatmak yerine tahriş edebilir. Masaj sonrasında yanma, elektriklenme veya uyuşma artıyorsa uygulamaya devam edilmemelidir.

Masaj, sinir sıkışmasının nedenini ortadan kaldıran bağımsız bir tedavi değildir. Kullanılacaksa kişinin değerlendirme bulgularına göre daha kapsamlı fizyoterapi programının destekleyici bir parçası olmalıdır.

Tarsal Tünel Sendromu Egzersizleri Evde Yapılabilir mi?

Değerlendirme sonucunda uygun bulunan hareket açıklığı, kuvvetlendirme, denge ve sinir mobilizasyonu egzersizleri ev programı şeklinde uygulanabilir. Ancak bütün tarsal tünel sendromu vakaları için geçerli standart bir egzersiz listesi bulunmamaktadır.

Egzersiz seçimini etkileyen faktörler arasında şunlar yer alır:

  • Sinir basısının nedeni
  • Belirtilerin şiddeti ve dağılımı
  • Ayak bileği hareketliliği
  • Kas gücü ve denge durumu
  • Duyu kaybının bulunup bulunmaması
  • Eşlik eden bel veya alt ekstremite problemleri
  • Diyabet ve diğer sistemik hastalıklar

Özellikle sinir mobilizasyonu egzersizleri, internetten görüldüğü şekliyle yoğun biçimde uygulanmamalıdır. Sinir dokusunu son hareket sınırında uzun süre germek yakınmaları artırabilir. Egzersizlerin fizyoterapist tarafından öğretilmesi, kişinin verdiği yanıta göre aşamalı şekilde düzenlenmesi daha güvenlidir.

Tarsal Tünel Sendromu Kendiliğinden Geçer mi?

Tarsal tünel sendromunun seyri, sinirin neden etkilendiğine bağlıdır. Geçici yüklenme artışı veya kısa süreli ödemle ilişkili hafif belirtiler, etkileyen faktörün azalmasıyla gerileyebilir. Ancak devam eden mekanik bası, yer kaplayan oluşum veya ilerleyici sinir etkilenmesi bulunan durumlarda şikâyetlerin kendiliğinden geçmesi beklenmemelidir.

Belirtilerin bir süre azalması da altta yatan problemin tamamen ortadan kalktığını göstermeyebilir. Tekrarlayan uyuşma, yanma veya güç kaybı varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.

Hangi Belirtilerde Hekime Başvurulmalıdır?

Ayak tabanında kısa süreli ve hafif karıncalanma her zaman ciddi bir sinir problemi anlamına gelmez. Bununla birlikte bazı belirtiler daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Şu durumlarda ilgili hekime başvurulması önemlidir:

  • Yanma, uyuşma veya karıncalanmanın giderek artması
  • Ayak tabanında belirgin his kaybı gelişmesi
  • Ayak veya parmak hareketlerinde güçsüzlük
  • Ayak tabanındaki kaslarda incelme fark edilmesi
  • Denge kaybı veya yürümekte zorlanma
  • Gece uykusunu bozan ve giderek artan ağrı
  • Ayak bileğinin iç tarafında fark edilen şişlik veya kitle
  • Travma sonrasında başlayan şiddetli yakınmalar
  • İki ayakta birden ilerleyen uyuşma ve yanma
  • Diyabetle birlikte yara, renk değişikliği veya cilt bütünlüğünde bozulma
  • Uygulanan yaklaşımlara rağmen devam eden veya kötüleşen belirtiler

Ani gelişen belirgin kas güçsüzlüğü, hızla ilerleyen duyu kaybı veya ciddi dolaşım değişikliği bulunuyorsa daha erken tıbbi değerlendirme gerekir.

Tarsal Tünel Sendromunda Ameliyat Ne Zaman Düşünülür?

Tarsal tünel sendromunda ameliyat her hasta için ilk seçenek değildir. Cerrahi kararı; sinire baskı oluşturan neden, belirtilerin süresi, nörolojik kaybın derecesi ve uygun konservatif yaklaşımlara verilen yanıt birlikte değerlendirilerek ilgili cerrahi branş tarafından verilir.

Ameliyatın gündeme gelebileceği durumlar şunlardır:

  • Tarsal tünel içerisinde sinire bası yapan kist veya başka bir yapının belirlenmesi
  • İlerleyici kas güçsüzlüğü ya da kas kaybının ortaya çıkması
  • Belirgin ve ilerleyen duyu kaybı
  • Sinir etkilenmesini destekleyen klinik ve elektrodiagnostik bulgular
  • Günlük yaşamı ciddi biçimde sınırlayan belirtilerin devam etmesi
  • Nedene uygun ve yeterli süre uygulanmış konservatif yaklaşımlara rağmen anlamlı gelişme sağlanamaması

Cerrahi için herkese uygulanabilecek kesin bir “altı ay bekleme” kuralı yoktur. İlerleyici nörolojik kayıp veya sinire baskı yapan belirgin bir yapı varsa daha erken cerrahi değerlendirme gerekebilir. Buna karşılık hafif ve değişken belirtileri bulunan bir kişide konservatif süreç daha uzun izlenebilir.

Tarsal Tünel Ameliyatında Ne Yapılır?

Tarsal tünel ameliyatında temel amaç tibial sinir ve gerekli görülen dalları üzerindeki baskıyı azaltmaktır. Cerrahi sırasında tünelin üzerini oluşturan bağ dokusu gevşetilebilir ve sinire bası yapan belirli bir kist veya başka bir yapı varsa buna yönelik işlem yapılabilir.

Cerrahinin sonucu; sıkışmanın nedenine, yerinin doğru belirlenmesine, belirtilerin süresine ve sinir dokusunda kalıcı hasar gelişip gelişmediğine bağlıdır. Bu nedenle cerrahinin her hastada bütün yakınmaları kesin olarak ortadan kaldıracağı söylenemez.

Ameliyat öncesinde tanının doğru konulması ve sinirin hangi seviyede etkilendiğinin belirlenmesi büyük önem taşır. Ayak tabanındaki belirtiler farklı bir nörolojik problemden kaynaklanıyorsa yalnızca tarsal tünelin gevşetilmesi beklenen sonucu sağlamayabilir.

Tarsal Tünel Ameliyatından Sonra Fizyoterapi Gerekir mi?

Ameliyat sonrasındaki fizyoterapi ihtiyacı; uygulanan cerrahi yönteme, dokuların iyileşmesine ve kişinin fonksiyonel durumuna göre değişebilir. Cerrahın izin verdiği dönemde hareketliliğin yeniden kazanılması, kas kapasitesinin geliştirilmesi, skar dokusunun değerlendirilmesi ve yürüme aktivitelerine aşamalı dönüş planlanabilir.

Ameliyat sonrasında sinir dokusunun iyileşmesi zaman alabilir. Özellikle ameliyat öncesinde uzun süredir devam eden uyuşma veya kas güçsüzlüğü varsa belirtilerin hemen ortadan kalkması beklenmemelidir. Rehabilitasyon süreci cerrahi ekibin önerileri ve kişinin iyileşme yanıtı doğrultusunda ilerletilmelidir.

Tarsal Tünel Sendromu Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Tarsal tünel sendromu hakkında internette yer alan bazı bilgiler, sinir sıkışmasının tanı ve tedavi sürecini gereğinden fazla basitleştirebilir. En sık karşılaşılan doğru bilinen yanlışları bilimsel bilgiler doğrultusunda açıklayalım.

Yanlış: Ayak Tabanındaki Her Yanma Tarsal Tünel Sendromudur

Doğru: Ayak tabanındaki yanma; diyabete bağlı periferik nöropati, bel kaynaklı sinir kökü etkilenmesi, farklı periferik sinir sıkışmaları ve bazı metabolik hastalıklarla ilişkili olabilir.

Tarsal tünel sendromu bu olasılıklardan yalnızca biridir. Belirtilerin dağılımı, tek veya çift taraflı olması, yüklenmeyle ilişkisi ve eşlik eden nörolojik bulgular birlikte değerlendirilmelidir.

Yanlış: EMG Normal Çıkarsa Tarsal Tünel Sendromu Yoktur

Doğru: Normal EMG ve sinir iletim çalışmaları tarsal tünel sendromunu her zaman kesin olarak dışlamaz.

Elektrodiagnostik incelemeler tanıyı destekleyebilir ve diğer nörolojik problemlerin ayırt edilmesine yardımcı olabilir. Ancak testlerin duyarlılığı sınırlıdır. Sonuçların klinik muayene ve gerekiyorsa görüntüleme bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yanlış: Tinel Testinin Pozitif Olması Kesin Tanı Koydurur

Doğru: Tarsal tünel üzerine vurulduğunda ayak tabanına yayılan elektriklenme ve karıncalanma hissi tibial sinir irritasyonunu düşündürebilir; fakat bu bulgu tek başına tanı koydurmaz.

Pozitif veya negatif Tinel testi, diğer muayene bulgularından bağımsız olarak yorumlanmamalıdır.

Yanlış: Tarsal Tünel Sendromunun Nedeni Her Zaman Düz Tabanlıktır

Doğru: Ayağın yapısal ve yüklenme özellikleri bazı kişilerde sinir çevresindeki mekanik koşulları etkileyebilir. Ancak tarsal tünel sendromunu yalnızca ayak kavisinin görünümüne bağlamak doğru değildir.

Travma, ödem, kistler, damar değişiklikleri, tendon kılıfı problemleri ve sistemik hastalıklar gibi çok sayıda faktör tabloya katkıda bulunabilir. Bazı kişilerde ise belirgin bir neden saptanamayabilir.

Yanlış: Sinir Mobilizasyonunda Sinir Ne Kadar Fazla Gerilirse O Kadar İyidir

Doğru: Sinir mobilizasyonunun amacı siniri mümkün olduğunca fazla germek değildir. Hassas sinir dokusuna yüksek şiddette yük verilmesi yanma, uyuşma ve elektriklenme gibi belirtileri artırabilir.

Hareketin yönü, açısı, tekrarı ve şiddeti kişinin değerlendirme bulgularına göre belirlenmelidir.

Yanlış: Ağrılı Bölgeye Sert Masaj Yapmak Siniri Açabilir

Doğru: Tarsal tünel bölgesine yoğun ve tekrarlayan basınç uygulanması tibial sinirin irritasyonunu artırabilir. Masaj, siniri sıkıştığı yerden çıkaran veya tüneli anatomik olarak genişleten bir yöntem değildir.

Uygun kişilerde çevre dokulara yönelik kontrollü manuel uygulamalar rahatlama sağlayabilir; ancak bunlar daha kapsamlı programın destekleyici bir parçasıdır.

Yanlış: Tarsal Tünel Sendromunda Mutlaka Ameliyat Gerekir

Doğru: İlerleyici nörolojik kaybı veya sinire bası yapan belirgin bir yapısı bulunmayan uygun vakalarda önce konservatif yaklaşımlar değerlendirilebilir.

Buna karşılık kist gibi yer kaplayan bir oluşum, ilerleyen kas güçsüzlüğü veya belirgin sinir hasarı varsa cerrahi değerlendirme geciktirilmemelidir. Ameliyat kararı herkes için aynı ölçütlere göre verilmez.

Yanlış: Fizyoterapi Tarsal Tünel Sendromunu Kesin Olarak Geçirir

Doğru: Fizyoterapi, uygun vakalarda belirtilerin yönetilmesine, hareket ve yüklenme kapasitesinin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Ancak sonuç sinire baskı yapan nedene ve sinir dokusunun etkilenme derecesine bağlıdır.

Tarsal tünel içerisinde sürekli bası oluşturan yapısal bir neden varsa yalnızca egzersiz veya manuel uygulamalar yeterli olmayabilir.

Tarsal Tünel Sendromu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Tarsal tünel sendromu nedir?

Tarsal tünel sendromu, ayak bileğinin iç tarafındaki tarsal tünelden geçen tibial sinirin veya dallarının baskı altında kalması ya da tahriş olmasıyla ortaya çıkan bir tuzak nöropatidir. Ayak tabanında yanma, uyuşma, karıncalanma ve ağrıya neden olabilir.

Tarsal tünel sendromu belirtileri nelerdir?

Başlıca belirtileri ayak bileğinin iç kısmında ve ayak tabanında ağrı, yanma, uyuşma, iğnelenme ve elektriklenme hissidir. Yakınmalar ayakta kalma ve yürüme sırasında artabilir. İleri etkilenmelerde ayak tabanındaki küçük kaslarda güçsüzlük gelişebilir.

Tarsal tünel sendromu hangi sinirin sıkışmasıdır?

Tarsal tünel sendromunda tibial sinir veya bu sinirin medial plantar, lateral plantar ve kalkaneal dalları etkilenebilir. Etkilenen sinir dalı, belirtilerin ayak tabanındaki dağılımını değiştirebilir.

Tarsal tünel sendromu ağrısı nereye vurur?

Ağrı çoğunlukla iç ayak bileği kemiğinin arkasında hissedilir ve topuğa, ayak tabanına veya parmaklara yayılabilir. Bazı kişiler ağrıdan çok yanma, karıncalanma ve elektriklenme tarif eder.

Tarsal tünel sendromu neden olur?

Ayak bileği travmaları, ödem, ganglion kistleri, genişlemiş damarlar, tendon kılıfı problemleri, kemik değişiklikleri ve bazı sistemik hastalıklar tibial sinir üzerindeki baskıya katkıda bulunabilir. Bazı vakalarda belirgin bir neden belirlenemeyebilir.

Tarsal tünel sendromu nasıl anlaşılır?

Tanı; belirtilerin öyküsü, ilgili hekimlik muayenesi ve gerekli görüldüğünde EMG, sinir iletim çalışmaları, ultrason veya MR sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle konulur. Tek bir test bütün vakalarda kesin tanı sağlamaz.

Tarsal tünel sendromu EMG’de çıkar mı?

Tarsal tünel sendromuna bağlı bazı sinir iletim değişiklikleri EMG ve sinir iletim çalışmalarında belirlenebilir. Ancak normal sonuç sendromu her zaman kesin olarak dışlamaz. Test sonucu klinik ve görüntüleme bulgularıyla birlikte yorumlanmalıdır.

Tarsal tünel sendromuna hangi bölüm bakar?

İlk değerlendirme için nöroloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon veya ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulabilir. Sinire bası yapan yapısal bir neden veya cerrahi gereksinim saptanırsa ayak ve ayak bileği cerrahisiyle ilgilenen uzmanların değerlendirmesi gerekebilir.

Tarsal tünel sendromunda yürüyüş yapılır mı?

Yürüyüşün tamamen bırakılması her zaman gerekli değildir. Ancak yürüyüş sırasında veya sonrasında belirtiler belirgin şekilde artıyorsa süre, mesafe ve zemin geçici olarak düzenlenebilir. Aktivite düzeyi kişinin sinirsel belirtileri ve yüklenme kapasitesine göre kademeli biçimde artırılmalıdır.

Tarsal tünel sendromu egzersizle geçer mi?

Egzersizler uygun vakalarda hareketliliği, kas kapasitesini ve yüklenme toleransını geliştirebilir. Fakat bütün tarsal tünel sendromu vakalarının yalnızca egzersizle geçeceği söylenemez. Sonuç, sinir basısının nedenine ve etkilenmenin düzeyine bağlıdır.

Tarsal tünel sendromunda hangi egzersizler yapılır?

Değerlendirme bulgularına göre hareket açıklığı, kontrollü sinir mobilizasyonu, kuvvetlendirme, denge ve fonksiyonel yüklenme egzersizleri planlanabilir. Herkese uygulanabilecek standart bir egzersiz listesi yoktur.

Tarsal tünel sendromu tedavi edilmezse ne olur?

Hafif belirtiler bazı kişilerde dalgalı seyredebilir. Ancak sinir üzerindeki baskı devam ederse uyuşma, duyu kaybı ve kas güçsüzlüğü ilerleyebilir. Artan veya uzun süren nörolojik belirtiler değerlendirilmeden bırakılmamalıdır.

Tarsal tünel sendromu ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

İlerleyici nörolojik kaybın ve cerrahi olarak ortadan kaldırılması gereken belirgin bir yapının bulunmadığı uygun vakalarda konservatif yaklaşımlar değerlendirilebilir. Tedavi seçimi, sinir sıkışmasının nedeni ve kişinin klinik bulgularına göre yapılmalıdır.

Tarsal tünel sendromunda ameliyat kesin çözüm müdür?

Hayır. Cerrahi, uygun seçilmiş vakalarda sinir üzerindeki baskıyı azaltabilir; ancak bütün hastalarda belirtilerin tamamen ortadan kalkacağı garanti edilemez. Sonuçları tanının doğruluğu, sıkışmanın nedeni, belirtilerin süresi ve sinirdeki hasarın derecesi etkileyebilir.

Klinik Bakışımız: Yalnızca Ayak Bileğine Odaklanmak Yeterli mi?

Klinik değerlendirmelerimizde ayak tabanında yanma ve uyuşmayla başvuran her kişinin aynı mekanizmaya sahip olmadığını görüyoruz. Bazen belirtilerin merkezinde ayak bileği çevresindeki eski bir travma veya yüklenme değişikliği bulunurken bazen sinirin daha üst seviyelerdeki hassasiyeti tabloya eşlik edebiliyor.

Bu nedenle yalnızca ağrılı noktaya yapılan uygulamalar, sorunun neden devam ettiğini açıklamakta yetersiz kalabilir. Ayak bileği hareketliliği, kas kapasitesi, yürüme özellikleri, sinir dokusunun mekanik hassasiyeti ve belden ayağa kadar uzanan sinir hattı birlikte değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte “bütüncül değerlendirme” ifadesi, her bölgeye mutlaka müdahale edilmesi anlamına gelmez. Amaç, kişinin yakınmalarıyla gerçekten ilişkili olan faktörleri belirlemek ve fizyoterapi programını bu bulgular doğrultusunda planlamaktır.

Sonuç: Tarsal Tünel Sendromunda Doğru Değerlendirme Neden Önemlidir?

Tarsal tünel sendromu, tibial sinirin ayak bileğinin iç tarafındaki anatomik geçiş alanında etkilenmesiyle ortaya çıkabilen bir sinir sıkışması problemidir. Ayak tabanında yanma, uyuşma ve karıncalanma en sık görülen belirtiler arasında olsa da bu yakınmalar yalnızca tarsal tünel sendromuna özgü değildir.

Bu nedenle tedaviden önce belirtilerin gerçekten hangi yapıdan kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. İlgili hekimlik muayenesi, gerekli görülen elektrodiagnostik ve görüntüleme incelemeleri ile fizyoterapiye özgü ölçme ve değerlendirmeler birbirini tamamlar.

Fizyoterapi; uygun vakalarda yük yönetimi, hareket kapasitesi, kas fonksiyonu, denge ve sinir dokusunun kontrollü hareketi üzerinde çalışılmasına yardımcı olabilir. Ancak sinire baskı yapan belirgin bir yapı veya ilerleyici nörolojik kayıp varsa tedavi seçenekleri ilgili hekimlik tarafından yeniden değerlendirilmelidir.

Ayak tabanındaki yanmanın yalnızca bulunduğu noktaya bakılarak yorumlanmaması gerekir. Bazen doğru soruyu sormak, doğrudan ağrılı bölgeye yönelmekten daha değerli olabilir: Sinir nerede hassaslaşıyor ve bu hassasiyet neden devam ediyor?

Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; teşhis, tanı veya kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez. Değerlendirme ve fizyoterapi programı, ilgili hekimlik teşhis ve tanısı sonrasında fizyoterapist tarafından kişiye özel olarak planlanmalıdır.

Son Güncelleme: Temmuz 2026

Hazırlayan

Uzm. Fzt. Ahmet Burak Sezgin
Uzman Fizyoterapist
Osteopat
Ortopedik Manipülatif Fizyoterapi (Yüksek Lisans)
Klinik Psikonöroimmünoloji Terapisti
Fonksiyonel Tıp ve Bütüncül Sağlık Yaklaşımları

Bilimsel Editör Notu

Bu içerik; tarsal tünel sendromunun belirtileri, değerlendirilmesi ve konservatif yaklaşımlarıyla ilgili güncel bilimsel literatür ile kanıta dayalı fizyoterapi ilkeleri doğrultusunda hazırlanmıştır.

İçerikte yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup teşhis, tanı veya kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez. Ayak tabanında yanma, uyuşma, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü gibi belirtilerin farklı sağlık problemleriyle ilişkili olabileceği unutulmamalıdır.

Tarsal tünel sendromunun değerlendirilmesi ve tedavi planlaması, ilgili hekimlik tarafından konulan teşhis ve tanı sonrasında kişinin klinik bulguları ve ihtiyaçları doğrultusunda yapılmalıdır. Fizyoterapi programı fizyoterapist tarafından kişiye özel olarak planlanmalıdır.

Bu içerik, bilimsel gelişmeler doğrultusunda düzenli olarak gözden geçirilmekte ve gerektiğinde güncellenmektedir.

Bilimsel Kaynaklar

  1. Rodríguez-Merchán EC, Moracia-Ochagavía I. Tarsal tunnel syndrome: current rationale, indications and results. EFORT Open Reviews. 2021;6(12):1140–1147.
  2. Haq II, Banerjee A, Arshad Z, et al. The management of tarsal tunnel syndrome: A scoping review. Journal of Clinical Orthopaedics and Trauma. 2024;55:102507. Tam metin
  3. Patel AT, Gaines K, Malamut R, Park TA, Del Toro DR, Holland N. Usefulness of electrodiagnostic techniques in the evaluation of suspected tarsal tunnel syndrome: an evidence-based review. Muscle & Nerve. 2005;32(2):236–240.
  4. Soares OSR, Duarte ML, Villaça Júnior PR, et al. Tarsal Tunnel Syndrome: An Ultrasound Pictorial Review. Journal of Ultrasound in Medicine. 2022;41(5):1245–1261.
  5. Vij N, Kaley HN, Robinson CL, et al. Clinical results following conservative management of tarsal tunnel syndrome compared with surgical treatment: a systematic review. Orthopedic Reviews. 2022;14(3):37539.

Yorum Yap